Kısa bir durak. Derin bir soluk.
Stein, adını deniz kenarındaki bir kayadan alır – üzerine oturup dalgaları izlediğiniz, ne geçmişe ne geleceğe ait olduğunuz o durak anından.
Ne tam bir konaklama, ne de geçip gitme hissi…
Yalnızca şimdiye, sadece size ait bir sükûnet.
Yuvarlak hatlarıyla sizi nazikçe içine alırken, döner ayaklarıyla dünyaya arkanızı dönmenize izin verir. Dinginlik sunar, ama sizi uykunun kıyısına taşımaz. Konforludur, fakat daimi bir sığınaktan ziyade, zihni toparlayan bir moladır.
Stein, bir mobilyadan fazlası değil.
Ama bazen, fazlası da gerekmez.






Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.